Tarayıcınız bu site için -ve hatta günümüz internet teknolojisi için- yetersiz durumda. Lütfen tarayıcınızı güncelleyin.

Önerdiğimiz bir kaç tarayıcı:

Firefox 3.5+
Google Chrome 1+
Safari 3+
Opera 9.5+

Gizle

Bizden Zarar Gelmez

Kim demiş zarar gelir diye?

‘Teorik Deli’ Bölümü için Arşiv

Bulanık Mantık

Oysa sadece bir geyikti… Nereden bilebilirdim her şeyimin bulanık kalacağını? Bir gün kendim görecektim her şeyi, bir şeye ihtiyaç hissetmeden. Dünya’ya bir çerçeveden bakmak… Ne kadar geniş bir açıyla bakılabilir ki bu şekilde, her zaman sanal görüntüyü görüyorsan?

Belki ben çok karamsarım, bilmiyorum. Sadece normal olmak istemiştim senelerdir. Normal bir beden, normal bir göz, normal bir beyin, normal bir hayat… Boş bir kürenin içindeyim, yalıtılmış halde. Ne ileriye gidebiliyorum, ne düşebiliyorum, ne geriye gidebiliyorum. Tam merkezde öylece duruyorum. Bir uçtan diğer uca geçişen fikirler; ancak göremiyorum hiç birini, çok bulanıklar.

48 – Sessiz Dünya

48 – Sessiz Dünya

Sessizce haykırıyorum bütün gün
Ağzımdan tek kelime çıkmadan
Öyle ki,
Benden başka kimse duyamıyor hislerimi

Renklerin olmadığı bir dünya
Siyah…
Aynı hayat gibi
Beyaz…
Aynı ölüm gibi

Sessizce ağlıyorum bütün gece
Ellerimle ağzımı sıkıca kapatıp
Öyle ki,
Benden başka kimse duyamıyor göz yaşlarımı

Renklerin olmadığı bir dünya
Siyah ve beyaz

Sessizce ölüyorum günler geçtikçe
Kimse beni görmeden
Öyle ki,
Benden başka kimse duyamıyor acımı

Renksiz bir dünya
Az umut, çok hayal…
İşte benim özetim…


the_nobody

Tekrar yazdım… Kendi katilim olmaktan daha iyi sanırım yazmak…

47 – Son Nefes… ve Ölüm

47 – Son Nefes… ve Ölüm

Dayanamıyorum artık
Bu sessizliğe
Bu acıya
Bu özleme
Resimlerdeki donukluğa
Gerçekleşemeyen hayallere

Dünyadaki melek
Uzakta bir yerlerde
Ama hep hayallerimde
Gerçekleşemeyecek
Keşkelerle dolu bir hayat
Ne için?

Ölüm kurtaramaz ki
Umut…
Gerisi yok
Ölümle süslenmiş düşünceler
Kederle boğulmuş hayaller
Kaybolmuş bir ruh
Alacakaranlıkta körce koşan

Kalbim öylesine acıyor ki…
Anlatması ve tarif etmesi imkansız
verdiği his ise dayanılmaz kötü

Ben kendi kendimi bitirdim
Kelimelerden yoksun kalıp
Beynimi kurcalamadığım zamanlarda
Ve kendimi mahvettim
Bir hiç uğruna

Ne kurabilecek bir hayal
Ne de yaşanacak bir hayat…
Hiç biri kalmadı
Ve şimdi aklı olmayan
Zavallı bir deliden ibaretim
Umarsız…
Amaçsız…
Umutsuz…

Hiçbir şey değişmiyor mu?
Peki ya ben?
Dünyayı değiştiremiyorum
Onunla oyun oynayamıyorum
Peki ya ben?
Ona ayak uydurup
Öylece devam mı etmeliyim?

Hangi yol?
Ömrüm boyunca sürecek
Istırap dolu
Ve tek başıma olduğum
Yoksa
Belki kısa
Ve belki mutlu olacağım
Hiç girmeye cesaret edemediğim
Bana sahte görünen

İhtimaller eşliğinde
Acınası bir deli
Kendisini umursamayan
Ve göz yaşları olmayan
Hayallarine dokunamayan
Alevlerin arasında
Tir tir titreyen
Acınası bir deli
Öyle ki
Koca dünyada yapayalnız…

Katrilyonlarca
Küçük beyaz kristaller
Yetmez ihtiyacım olan huzura
Nasıl olsa geçici
Yalandan bir kefen dünya için

Kimim ben?
Neyim ben?
Sadece seni sevmiştim
Başka bir şey yapmadım
Belli ki seviyorum hala
Ve belki seveceğim daima
Ben sadece seni sevmiştim
Başka bir şey yapmadım ki
Yanlış olan tek şey zamandı
O en güçlü silahlı
O en alt edilemez şey

Sen melek
Ben ucube
Uçabilir miydik göklerde
Sonsuza kadar?


the_nobody

Beni dinleyen, okuyan, yorumlayan herkese çok teşekkür ederim… Sanırım bu sefer kapatıyorum, görüşmek üzere…

46 – Her Geçen Saniye

46 – Her Geçen Saniye

Sanki istemediğim bir hayatı yaşıyorum
Olmak istemediğim bir yerde
Olmak istemediğim bir halde
Olmak istemediğim bir zamanda
Yanında olmak istediğim kişiden uzakta

Sanki anlamadığım bir hayatı yaşıyorum
Amacını anlamadığım
Tanımını anlamadığım
Ne yapacağımı anlamadığım
Anlamak istediğim kişiden uzakta

Sanki bir kabusun içindeki hayatı yaşıyorum
Bir türlü uyanamadığım
Bir türlü güzel bir rüyaya dönüşmeyen
Bir türlü kontrol edemediğim
Görmek istediğim kişiden uzakta

Artık yaşayamıyorum
Bu şehirde
Bu halde
Her geçen saniye
O’ndan uzakta
Anlayamadığım şeylerle
Çaresizlikle
Her geçen saniye
O’ndan çok uzakta
Bu aşkla
Her geçen saniye
O’ndan çok daha uzakta


the_nobody

45 – Delilik Sınırı

45 – Delilik Sınırı

Söyleyebileceğim her şey bitti mi?
Yoksa kelimeler mi yetmiyor bana artık?
Kendini ifade edememek
İçindekileri anlatamamak O’na
Bir kaç kelimeyi aylar sonra söyleyebilmek
Kalbin kanıyor ve acıyor
Umursamazlık ve umursanmamazlık
Üstünde oynanan oyunlar
Sanki bir şakadan ibaretmiş gibi duran
Olaylar ve olanlar
Kayıplar ve olmayanlar
Delilik çizgisinde umutsuzca koşuşturmak
Umuttan yoksun
Duyarsızca
Amaçsızca
Hızlanan nefesler
Ve ritmi bozuk bir kalp
Daha ne kadar dayanabilirsin?
Göz yaşların akamaz
Belki akmaya başladıklarında
Duramayacaklarından korktuklarından
Gözlerinin içindeki korku
Baktığın her yüzde olan O
Kafanı her çevirdiğin yerde
Hiç bir şekilde kaçamadığın
Umarsın bir gün mutlu olmayı
Tüm bunları yaşamamış olmayı
Hayallerindeki gibi bir hayatı
Hiç bir zaman gerçekleşemeyecek olanı
Keşke dersin boş yere
Kaybolan umutlarda aradığın mutluluğa

Keşke diyebiliyorum sadece
Kaybolan umutlarıma
Delilik çizgisinde koşuyorum
Gözlerim kapalı bir şekilde
Aldığım nefes hızlanıyor koştukça
Kalbimin ritmi bozuluyor
Umarsızca
Amaçsızca
Olabildiğince hızlı
Gözlerim kapalı
Yönümü bilmeden sadece koşuyorum
Üzülüyorum olanlara ve olaylara
Bu kadar saçma ve basit olmalarına
Korkuyorum kayıplardan
Hele senin yokluğun
Her yüzdeki sen arayışı
Söyleyebileceklerim bitti mi?
Kelimeler mi yetmiyor bana?
Belki sadece içimi ifade edemiyorum
İki kelime neye yetebilir
Üç nokta eşliğinde?
Beynimde ve kalbimde olanları
Anlamana yetebilir mi?


the_nobody

44. Söz

44 – Hiç?

Hiç geleceği hayal ettin mi?
Ve yok olduklarını seyrettin mi?
Göz yaşların akamazken
Sinirden aklını kaçırdığında

Hiç amaçlarını kaybettin mi?
Bir anda yok olduklarını fark ettin mi?
Düşüncelerin oradan oraya uçuşurken
Üzüntüden uykuların kaçtığında

Hiç hayattan soğudun mu?
Hiç bir şeyin zevk vermediğini hissettin mi?
Dondurucu soğuk seni üşütemezken
İçin artık buz gibi olduğunda

Hiç ölmeyi denedin mi?
Ve ölemediğini gördün mü?
Kendini gözü kara bir şekilde test ederken
Vücudunun isyandan haykırdığında

Hiç umutsuz kaldın mı?
Her şeyin yarım kaldığını düşündün mü?
O seninle oynarken
Ve sen O’nun için öldüğünde

Hiç yalnız kaldın mı?
Onca insanın yanında soyutlandın mı?
Beynin hepsini kurgularken
Tek başına yaşadığında


the_nobody

Zaman Akıp Gidiyor Muzo…

2 sene oldu sen yanımızdan ayrılalı… Hala garip geliyor, hala kötü bir eşek şakası gibi geliyor. Ama biliyorum, bir zamanlarda hala yaşıyorsun… Şu anda orada alsancaktayız, Çağrı, ben sen kordonda oturmuşuz az önce aldığımız poğaçaları yiyoruz, yanımızdaki asker abilerle sohbet ediyoruz. Şu anda dershanedeyiz, Deniz hocayla birebirimiz var, gerçi senin var fakat Çağrıyla ben de giriyoruz, 1.5 saat sürer mi birebir yahu… Evet, evet! Abarttık ve Deniz hoca da bunaldı =) Şu anda dershaneden çıkıp Konak’a doğru yürüyoruz, hava kapalı, klavyeyi taşımak tam bir işkence… Çok uzun, bacakalrıma çarpıyor, telefondan msn’e girilir mi Muzo? Kontörlerine yazık… Tamam abi, izin alabilirsem sizde kalırım bu gece… Hadi telefonu otobüsün camından dışarı çıkarıp kullanalım, otobüste kullanmış olmayız, kafamızı niye çıkardık? Eğlenceli, huhahaha… =D Şu anda akşam 7 civarı saat ve 81 durağındayız… Cradle Of Filth’in yeni albümünü dinledin mi? Ben pek beğenmedim. Fifa 2007′yi mi indirdin? Kimsede yoktur, satalım =P Yarın geometri sınavından çıkınca soruları gel söyle abi, belki aynısı çıkar… Ooo.. Ikarus, “koltuk”ları ne kadar yumuşak, ama bu kırık! Az kaldı eve ama çook trafik var, aha kavga çıktı.. “-Hassittir! Vurdu!”, nasıl yani hö? Görüşürüz yarın abi… Şu anda “Sarı Zeybek”i izliyoruz 3-4 sınıf, bitti, güzeldi… Aahh, sıkma boğazımı =D Hadi, görüşürüz abi… .. .

O son olmamalıydı, görüşmeliydik. Biliyorum, şu anda bir zamanda yaşıyorsun…

http://www.munal.biz

43. Söz

43 – Merak

Merak ediyorum
Acaba kaç defa düşüncelerinde yer aldım
Acaba kaç defa birilerini benzettin bana
Acaba kaç defa nefesini içine çekerken benim adım geçti konuşmalarında
Acaba kaç defa rüyalarında baş rol oynadım
Aynı bendeki gibi
Defalarca bunlar olurken bende
Hep merak ettim
Acaba?
Olabilir mi?
Neden böyle davrandı?
Belki…
Umarım…
Sanmam…
Keşke…


the_nobody

42. Söz

42 – Soru(n)lar

Hiç bir şey zevk vermiyorsa
Bunun anlamı nedir?
Öldüğüm mü, öleceğim mi?
Hiç biri?
Neden?
Nasıl bu hale geldim?
Kendim mi yaptım?
Başkası?
Ruhum var mı?
Nerede?
Şatafatlı hayellerim
Artık yoklar
Niye?
Sevgi neden hep karşılıksız?
Fedakarlık yetmez mi?
Ne yapmalıyım?
Kafamı uçursam yeter mi bitmesi için?
Durur mu en nihayetinde aralıksız düşüncelerim?
Olduğumu, olduğunu, olduklarını nereden biliyorum?
Ya gerçek değilse?
Ya sadece bir oyunsa bir çocuğun hayalindeki?
Kalbim ağrıyor
Aldığım nefes yetmiyor
Sanki
Sanki ölüymüşüm gibi


the_nobody

41. Söz

41 – Son Sözler

Bilemezsin ne kadar acı çektiğimi
Akan göz yaşlarımın tadını
Ne kadar karardığımı
Ve daha ne kadar delireceğimi

Bilmek istemezsin ne halde olduğumu
Neler yaptığımı
Ne kadar üşüdüğümü
Ve ne zaman sonlandıracağımı

Bilmemelisin bunların sebebi olduğunu
Öldüğümü, öleceğimi
Ne kadar umutsuz olduğumu
Ve ne kadar yorulduğunu kalbimin çarpmaktan

Bilmelisin seni her şeyden çok sevdiğimi
Hayatımdan, hayatlardan, her şeyden
Sana ne kadar değer verdiğimi
Ve sana bir zarar geldiğinde
Hepsini yok edeceğimi
Hayatımı, hayatları, her şeyi

Seni seviyorum….


the_nobody