Felix qui potuit rerum cognoscere causas. Çoğunu anlasak yeter mi şanslı olmak için? Yoksa her şeyi mi anlamak gerekir? Yaşadıklarımdan, pek de yeterli olmadığını gördüm de… Yanılmış olamazlar değil mi? Ama yoruldum da bilgi koşuşturmasından, beynimi zorlamaktan…
Fraus latet in generalibus. Niye kimse bana inanmıyor, ben normal değilim, dediğimde? O genellemenin içine alınmaktan nefret ediyorum, anlayın artık şunu… Ben yapamam, ben yaparım; ama öyle yapamam, böyle yaparım… Çok mu zor bunu anlamanız? İlla sizin gibi mi olmalıyım? Herkes farklı olmalıdır, ki gelişim anca böyle sağlansın…
Ira furor brevis est. Her zaman kızgınım ben demek ki… Hmmm… Arada bir beynimin ön kısmını kullanamadığım oluyordu; ancak tamamiyle bu yetiden kopuk olduğumu bilmiyordum… Gerçekten sürekli kızgın mıyım ben? Birisi cevaplasa şu sorumu…
Nullum magnum ingenium sine mixtura dementiae fuit. Normalsen anlayamazsın ki çoğu şeyi… Normalsen, her şey olağan, normal gelir… E o zaman ilginç bir şey kalmaz… Ama ya fazlaca delilik katılmışsa? O zaman ne olur? Bunu bir düşünmem gerek…
Odi profanum vulgus et arceo. Kafa adammış şu Horatius… Acaba bir tek bu konuda mı uyuşuyoruz ki? Adam haklı, ben de haklıyım… Benciller, bir çoğu… Aptallar, bir çoğu…
Quem di diligunt adolescens moritur. Yeni doğan bebeklerin ölümlerinin sebebi anlaşıldı demek ki…
Quidquid latine dictum sit, altum viditur. Fizik-Matematik-Felsefe neden bugüne kadar çok derinmiş gibi geldi sanıyorsunuz ki? İşte bütün mesele bu cümlede anlatılmış…
Ubi dubium ibi libertas. İşte anlatmaya çalıştığım buydu yıllardır… Dogmalık varsa, beyne ihtiyaç yoktur, bir koyun gibi güdülürsünüz… İnsan beyni, eğer sorgulama yoksa neden var ki o zaman? Lütfen anlayın artık bunu…
Veritas odium parit. Evet, kesinlikle bu yüzden nefret ediyorum ve yok etmek istiyorum…
non compos mentis. Kesinlikle…