Tarayıcınız bu site için -ve hatta günümüz internet teknolojisi için- yetersiz durumda. Lütfen tarayıcınızı güncelleyin.

Önerdiğimiz bir kaç tarayıcı:

Firefox 3.5+
Google Chrome 1+
Safari 3+
Opera 9.5+

Gizle

Bizden Zarar Gelmez

Kim demiş zarar gelir diye?

Ağustos, 2010 için Arşiv

83 – Gece

Bir ışık
Ziyaret ederdi her gece
Yalnızlığımı
Güzel rüyalar veririrdi bana
İçinde mutlu hayallerimin olduğu
Parlak, güzel düşler vardı sadece
O ışık benimleyken

Ölümün atlıları gelirdi yanıma
Korkmazdım ölümden
Hiçbir zaman
Yok olmak vardı ihtimallerde
Üşürdüm korkudan
Ya öyle olursa

Bir ses
Geçmişten kalan geceme
Okşardı ruhumu
Yansıttığı ışığıyla
Kokusu bile burnumda

Karanlık, görünmeyen bir el
Hissederdim her gece
Tam kalbimin üstünde
Nefes alamazdım

Bir yüz
Beni seyrederdi gece boyunca
Anılarımdan fırlamış

Yıldızlar ateşlerini saçardı gözlerime
Her gece ağlardım güzelliklerine

Bir melek…

82 – Silüet

Yüzüm gülüyorsa
Kalbimdeki acıyı hissetmediğimdendir
Ve atıyorsa o kalbim hala
Hiç bitmeyen umudumdandır

Biliyorsun kim olduğunu
Ne kelimelerim var edebilir seni
Ne de yok edebilir beynimden
Ölmüş olsan da yoktan
Varsın bir yerlerde, bir zamanda

Sigarandaki dumanın tek bir atomu olsam
Yeter seni görmeme
Yetmez özlemimi gidermeye
Zaman nasıl ilaç olsun kalbime
Ölmeye yüz tutmuş haldeyken

Dünya benim olsa
Yine de olmazsın sen yanımda
Yensem ölümü sonsuzluğa
Gelmezsin sonuna
Biliyorum, sadece ölüsün

Düşler görürüm
İçinde sen, aynı
Sebebini bilmem ki
Neden oradasın

Hiç şansım olmadı ki
Güldüreyim seni
Hiç fırsatını bulamadım ki
Götüreyim seni sonsuzluğa
Hiç yanımda olmadın ki
Göstereyim sana yıldızları

Arkan dönük yıldızlara
Yüzün dönük kalmış dünyaya
Bilirim güneş seni aydınlatır
Herkesi olduğu gibi
Tek farkın güzel parlaman insanlara nazaran

Biliyorum, ölüler olamaz melek
Beynimden olsa gerek
Görüyorum seni hala öyle
Aklımdan gitmez olasılıklar
Kalbimden gitmez o acı

İhanet sayarım varlığıma
Ölümsüzlüğünün reddini
Varlığın yoksa da

Sanıyor musun yeter kelimeler
Düşünüyor musun biter tekrarlamalarım
Beynim aynı hala
Kalbim atar hala adınla
Engelleyebildiğimi mı sanarsın

Belki de çok yakınım sana
Bir göz kırpış kadar uzakta
Belki de tam karşında
Nefesinle tanım kazanacak kadarda

Sanıyor musun
Tüm dünya yeter sana karşı
Bilmiyor musun
Tanrı yetemez avutmaya
Var olsun olmasın,
Sen yokken başımın yanında

81 – Ay’ın Hüznü

İnsanın ölesi geliyor
Ay, yıldızlar ve Satürn
Yüzlerce Ağustos böceğinin
Moonlight Sonata’ya eşliği
Hafifçe tenimi okşayan meltem
Ve var sayılmayacak şehir ışıkları
Ah o samanyolunun kara bir masaya dökülmüş süt misali görüntüsü
Yalnız değiliz ki
Hiç yalnız olmadık ki

Ay çevirmiş yüzünü sağına
Belli düşünüyor birşeyler
Pek suskun
Yıldızlar çevresinde toplanmış
Sanki var bir matem

İnsanın aşık olası geliyor
Ay, yıldızlar ve Satürn
Yüzlerce Ağustos böceği sanki
Hafifçe gelen müziğin bestecisi
Seneler aksa da yüzyıllara
Etkisi aynı hala Ay’ın
Ah o Antares’in birşeyler anlatmak içinmişçesine değiştirdiği renkleri
Yalnızım çok fazla
Hep yalnız oldum onların yanında

Ay yüzünü önüne eğmiş
Belli hüzün kaplı içi
Pek suskun
Yıldızlar toplanmış yanında
Sanki biri ölmüş